sloganimg

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Cezzar Ahmed Paşa

Cezzar Ahmed Paşa Bosna’da Müslüman bir ailenin evladı Napolyon Bonaparte’a karşı Akkâ Kalesi’ni ve aslında dolaylı olarak Kudüsü savunması ile ünlü Osmanlı paşasıdır.

Davamkudus,Cezzar Ahmed Paşa

 

Osmanlı adına Mısır ve çevresini idare eden  Abdullah Bey öldürülünce, o güne kadar onun maiyetinde vazife gören Cezzar Ahmed Paşa Buhayre Kâşifliği’ne atandı. Zamanla farklı görevleri başarı ile ifa eden Cezzar Ahmed Paşa,

Akkâ şehrini merkez edinerek daimi olarak Sayda, zaman zaman da Şam Valiliği yapmıştır. O, bu zaman diliminde Sayda bölgesinde hem Ruslar ve Fransızların Doğu Akdeniz’de hâkimiyet kurma arzuları ile mücadele etmiş, hem Hac Emirliği yapmış, hem de aynı yıllarda vuku bulan Vehhabi isyanlarında gösterdiği başarılarla Osmanlı Devleti’nin bölgedeki en güvendiği bürokratı olmuştur. Ancak Paşa’yı dünyaya tanıtan en mühim hadise şüphesiz o zamana kadar girdiği bütün savaşları kazanıp kendisini yeni İskender olarak gören Napolyon’u Akkâ önlerinde durdurması ve sonunda Fransızları Mısır’ı terke zorlamasıdır.

 

Cezzar Ahmed Paşa Sayda Valiliği sırasında Akkâ Kalesi’nde kalıyordu. Napolyon Bonaparte Mısır’ı işgal edince, Cezzar Ahmed Paşa’ya Trablus, Şam ve Kudüs Valilikleri de verilerek Napolyon’u durdurması emredildi.

Cezzar Ahmet Paşa

 

Osmanlı Devleti’nin 19. yy. başında uğraştığı sorunlardan biri de Fransa’nın Mısır’ı işgali olmuştu. Fransa’nın asıl hedef İngiltere’nin Akdeniz’deki hakimiyetine son vermek suretiyle Hindistan’a doğru yayılma siyasetini gerçekleştirmekti. Bu amaçla Avusturya ile anlaşan Fransa,

Venedik Cumhuriyeti’ne son vermiş, Adriyatik Denizi’ndeki adaları ve Balkanlardaki limanları işgal ederek Osmanlı Devleti ile komşu olmuştu.

 

1799 yılında Ortadoğu seferine çıkan Fransız General Napolyon Bonaparte, Mısır’ı işgal etmiş,

Kahire’yi aldıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır’da varlık gösterebilmek için Suriye’nin elde tutulması elzemdi. Osmanlıya boyun eğdirmek ve anlaşma yollarını tıkamak için elini çabuk tutmak isteyen Napolyon kendince haklıydı. Zira Osmanlı Devleti, Fransa’nın bu tutumu üzerine Rusya ve

İngiltere ile ittifak yapmış ve bu ittifak gereği de İngilizler, Amiral Nelson komutasındaki donanma gücüyle Fransızları, Mısır

kıyılarındaki Abu Kir önlerinde yenilgiye

uğratmışlardı. Donanmasını kaybeden Bonaparte’ın denizle olan bağlantısı kesilmiş ve Mısır’da mahsur kalmıştı. Ordusuyla ilerleyen Bonaparte, yolu üstündeki kıyı şehirlerini zapt etti.

Önce Gazze’yi sonra Yafa’yı aldı. Yafa’yı ele geçirince de şehirde katliam yapmış, 4000 insanı katletmiş ve yağma başlatmıştı.

 

Akkâ ‘ya kadar gelen Napolyon, teslim ol çağrısının, şehri savunan Cezzar Ahmed Paşa

tarafından reddedilmesi üzerine, Yafa ’da yaptıklarını burada da yapabilmek için kenti kuşattı ve top ateşine başladı.

Fransız taarruzu şiddetli bir şekilde devam ediyor, Cezzar Ahmed Paşa’nın gösterdiği savunma karşısında bir sonuç elde edilemiyordu. Yer altından tünel açmak suretiyle kaleye girmeye çalışan askerler arasında boğaz boğaza mücadeleler oluyordu. Yine böyle bir gece tünel yakınındaki cephaneliği bizzat ateşleyerek önemli sayıda Fransız askerini havaya uçuran da Cezzar Ahmed Paşa’dan başkası değildi. Ateş cehenneminden kurtulabilen Fransızlar geri çekilirken, muharebeyi takip eden İngiliz amirali de paşanın yaşına rağmen gösterdiği cesaret ve savaş bilgisine olan hayranlığını dile getirmekten geri durmuyordu. Top

atışlarıyla kent dövülüyor ancak Cezzar Ahmet Paşa’nın askerini yüreklendirmesi ve ilerleyen yaşına rağmen onlarla beraber çarpışması, Napolyon’un bütün hesaplarını alt üst ediyordu.

 

Kuşatma yaklaşık iki ay boyunca devam etti. Son günlere doğru Nizam-ı Cedit ordusuna mensup askerlerle takviye olan Osmanlı direnişi karşısında artık Napolyon’un ümitleri kırılmış, “bir

ihtiyarın oyuncağı olduk” diyerek çekilme kararı almıştı. 64 gün süren kuşatma sonuçsuz kalmış, önemli miktar dada zayiat verilmişti. 20 Mayıs 1799’da geri çekilme kararı alırken kendisinden hatıra olarak yaptığı insanlık dışı katliamlar kalıyordu.

Cezzar Ahmed Paşa ise elindeki Fransız esirlere insanca muamele etmiş, bir kısmını serbest bıraktırmış, bir kısmını da kalenin onarım işlerinde çalıştırmayı uygun görmüştür.

 

Cezzar Ahmed Paşa, 1804 yılında Akkâ’da vefat edene kadar Akkâ Beylerbeyliği görevini sürdürmüştür. Türbesi, hayatta iken Akkâ’da inşa ettirdiği Cezzar Ahmed Paşa Camiinde bulunmaktadır.

 

Cezzar Ahmed Paşa karşısında ilk yenilgisini yaşayan Napolyon Bonaparte: '' Akkâ’da

durdurulmasaydım, bütün Doğu’yu ele geçirebilirdim!'' sözünü söylemiştir.

 

Paşanın bu direnişi ile Müslümanların ilk kıblesi, adını bildiğimiz, bilemediğimiz nice peygamberin gelip geçtiği bu mukaddes beldenin hizmetkârı Osmanlı, 100 yıl daha Akkâ ve

civarını imar etmiş, İslam’ın şehri Kudüs’e kalkan olmuştur. 1917 İngiliz işgali ve 1948’de israil işgal devletinin kurulmasıyla Kudüsümüz acı çekmeye yeniden başladı.

 

İbrahim Alaeddin Gövsa / Türk Meşhurları (1946), TDV İslam Ansiklopedisi (c.7, s.516)

Henüz Yorum Yapılmamış