Kudüs Surları ve Kapıları Rotası
Kudüs’ün 500 yıldan uzun süredir dimdik ayakta duran surları, dünya üzerinde günümüze değişmeden, tahrip olmadan gelebilmiş sayılı tarihi eserlerdendir. Kudüs surları, Kadim Kudüs şehri ile mimari açıdan uyumlu ve ahenkli bir görünüm oluşturmaktadır. Kudüs’ün surları ve kapılarının, üç semavi dinin mensupları için farklı anlamları bulunmaktadır.
Görülecek Eserler ve Duraklar
İlk ziyaretimizi misafirlerin Kudüs şehrine girerken ilk ve ayrılırken son gördükleri eser olan Eski Şehir Surlarına yapıyoruz. Şehri dört bir yandan çevreleyen bu görkemli eseri gezmek 3-5 saat arasında sürebilir. Surların uzunluğu yaklaşık 4.325 metredir. Bu surların tamamını tek seferde gezmek sizin için yorucu olacaksa isterseniz belirli bir kısmını ziyaret edip, surları parça parça da gezebilirsiniz; örneğin isterseniz Bab al-'Amud'dan (Şam Kapısı) Bab al-Nabi Davud'a (Zion Kapısı) yürüyebilir, isterseniz doğuya Bab al-Sahira'ya (Herod Kapısı) da yürüyebilir veya batıya Bab al-Cedid'e (Yeni Kapı) doğru eşsiz güzelliği temaşa edebilirsiniz. Bu bölünmüş turlar ise yaklaşık iki saat sürer. Ayrıca Bab al-Halil (Yafa Kapısı) bölgesindeki sura çıkarak –ücretlidir– tepeden manzarası ve mimarisiyle eski şehri doya doya seyredebilirsiniz. Konuyla ilgili son bir öneri olarak gezi rotanızı Mübarek Şehrin ana kapısı ve Kudüs surlarının en önemli kapılarından biri olan Bab al'Amud'dan başlatmanızı önerebiliriz. Kudüs coğrafyası çok sayıda tepelik ve düzlüğe sahiptir, bu sebeple şehrin yüksek noktalarından şehrin genel yapısı daha iyi gözlemlenebilmektedir. Şehrin bahsettiğimiz yüksek noktalarından en iyileri Bab al-'Amud ve Bab al-Halil yakınındadır. Bab al-Sahira ile Bab al-Megaribe arasındaki alan da seyir için uygundur, fakat bu alanda herhangi bir turistik hizmetin bulunmadığını belirtmek gerekir.
Gezi rotamızın ana durakları:
Bab al-'Amud
Bab al-Sahira,
Al-Rashidiyya Okul Kulesi
Burj al-Laqlaq,
Bab al-Asbat
Bab al-Megaribe
Bab al-Nabi Davud
Bab al -Halil
Kale
Bab al-Cedid.
Kudüs Surları’nın Önemi
Surlar, Kudüs Şehri'nin en belirgin yapılarından biridir. Sur duvarları, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin mimari tarzını temsil eden geometrik ve bitki desenleri içeren kabartma ve motiflerle kaplıdır. Mimari değeri ve öneminin yanında surlar, esasen Mübarek Şehir ve mirasını kucaklayan bir koruyucu vazifesi görmektedir.
Kudüs Surlarının Tarihi
Tarihi Kudüs şehrini içine alan mevcut Kudüs surları, Osmanlı Devleti’nin Yavuz Sultan Selim’den sonraki ikinci halifesi de olan Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle 1537-1541 yılları arasında inşa edilmiştir. Yüksekliği, arazinin engebesine bağlı olarak değişmekle birlikte, beş ile on beş metre arasındadır. Surların eni bazı bölgelerde, özellikle taban kısımlarda üç metre civarındadır, ancak genel olarak 1,5 metre civarındadır. Surlarda, 34 adet gözetleme kulesi bulunmakta olup, bu kulelerden en çok bilinenleri Burj al-Laqlaq (1538-1539) ve Burj Kibrit (1540-1541)’tir. Surların üzerinde ayrıca 379 adet okçu mazgalı ve 17 adet tepe mazgalı ile kuleler, taretler (zırhlı kule) ve gözlem terasları bulunmaktadır. Alçak girişler ve bazı duvarları çevreleyen hendekler de şehrin korunması için alınmış askeri tedbirlerdir. Surlar, tasarlanması, uygulanması zaman ve çaba gerektiren çok sayıda karmaşık, zengin dekorasyon ayrıntıları içermektedir. Bu dekoratif öğeler, küçük çiçekler, meyveler, yapraklar ve ağaç dallarından oluşan kabartma bitkisel motiflerdir. Çiçekler, 1’den 16'ya kadar değişen sayıda yaprakla katmanlar halinde oyulmuştur. Ek olarak, surlarda üç, altı, sekiz veya on gibi en ince yıldız şekillerini gösteren bileşik geometrik şekiller de görülebilir.
Kudüs Kapıları
Mevcut Kudüs Surları’nın, beşi orijinal halini muhafaza eden, ikisi sonradan eklenmiş toplam yedi adet açık kapısı vardır.
Beş orijinal kapı şunlardır:
Bab al-'Amud (1537-1538)
Bab al-Sahire (1537-1538)
Bab al-Esbat (1538-1539)
Bab al-Nabi Davud (1540)
Bab al-Halil (1538-1539)
