İsra ve Miraç Rotası
İsra ve Miraç mucizesi ile Mekke ve Kudüs arasında ilahi takdirle oluşan bağ sonrasında yaşananlarla birlikte, Kudüs'ü cennete açılan bir kapıya dönüştürerek ona İslam'da olağanüstü bir statü kazandırdı. Bu anlayışla, en önemli İslami yapılar bu şehirde inşa edildi. Gezi Rotamız; Gezimizde Mescid-i Aksa’daki İsra ve Miraç ile bağlantısı olan mekânları ziyaret edeceğiz Hz.Muhammed (s.a.v)'in geçtiği mekânları ve onun ziyaretinden sonra yapılan eserleri de ziyaret edeceğiz. Tefekkür, dua ve Kur'an-ı Kerim okuyarak, geziyi birkaç saat içinde tamamlayabilirsiniz. Sessiz ve sabırlı olmak bu geziden elde etmeyi umduklarınıza kavuşmanızı kolaylaştıracaktır. Diğer gezilerimizde de olduğu gibi duraklar ve sıralama konusunda istediğiniz gibi değişiklik yapabilirsiniz. Rotamız Hz. Muhammed (s.a.v)'in Miraç a yükseldiği yerden Kubbet-üs Sahra'nın merkezinden başlar ve Burak Duvarı'na bakan al-Sharaf mahallesinde sona erer.
Gezimizde aşağıdaki eserleri ziyaret edeceğiz:
1- Kubbetü's-Sahra
2- Silsile Kubbesi
3- Doğu Kemeri
4- Mervan Mescidi
5- Kadim Mescidi
6- Kıble Mescidi
7- İslam Müzesi
8- Eşrefiye Medresesi
9- Burak Duvarı
Mescid-i Aksa'nın Sınırları
Mescid-i Aksa, Eski şehrin güneydoğusunda ve şehre hâkim olacak şekilde yüksektir. Doğu duvarı 462 metre, güney duvarı, 281 metre, kuzey duvarı 310 metre ve batı duvarı ise 491 metre uzunluğundadır. Surların hemen yakınında Eyyubi ve Memluklular dönemlerinde inşa edilen ve daha sonraki dönemlerde sayıları artan evler ve mekteplerle doludur. Osmanlı döneminde ise surların içine çok daha modern yapılar inşa etmiştir. Surların içi Kudüs’ün yedide birini oluşturur ve 144 dönümdür.
Mescid-i Aksa nın isimleri
Mescid-i Aksa kelimesi Kuran-ı Kerim de de geçmektedir ayrıca çeşitli isimlerle de anılmıştır (İsra, 1. Ayet). Çoğunluk bu adı tercih etse de, eskiden kullanılan isim, Haram el-Şerif'ti. Mekânın böyle genel isimlendirilmesi ön taraftaki kıble mescidi ile Kubbetussahra nın karıştırılmasına mani olmak içindir. Tekrar vurgulamış olalım Mescid-i Aksa 144 dönümlük, surlarla çevrili alanın tamamıdır. Müslümanların Kudüs’ü fethi sırasında eski şehirdeki gayrimüslimlere gösterdiği saygı ve Mescid-i Aksa ya duydukları sevgi şehirde barış içinde yaşamı beraberinde getirdi. Bu sayede yeni inşaatlar yapıldı. El-Aksa Camii alanının geliştirilmesi ve yeniden inşası, Kudüs'ün Müslümanlar tarafından fethinden günümüze kadar geçen süre boyunca, (son 14 yüzyıl) Filistin'de hüküm süren tüm devletler tarafından şerefli bir borç olarak kabul edilmiştir. Günümüzde devletlerarası yapılan anlaşmalar nedeniyle Ürdün hükümeti, El Aksa Camii ve Kudüs kentindeki kutsal yerlerin idaresini sürdürmektedir. Mescid-i Aksa, sınırları içindeki ibadet yerleri haricinde, müze ve tarihi binaları ile önemli ve zengin bir külliye görünümündedir. Günümüzde Müslümanlar ( ve diğer ziyaretçiler) sadece işgalci İsrail devletinin izin verdiği yerlere girebilir. Kubbet-üs Sahrayı, mescitleri, medreseleri ve çeşmeleri görmek ise genellikle mümkündür. İsrail yönetimi tarafından bunlar halka açık park ve bahçeler olarak belirlenmiş alanlar olarak kabul edilmektedir. Tarihçiler ve arkeologlar Kudüs' ün MS 70 yılında Titus tarafından tahrip edildiği ve Müslümanların gelişine kadar Mescid-i Aksanın olduğu bölgeden orijinal bir eser kalmadığı konusunda hemfikirler. Müslümanlar, Kudüs'e geldiklerinde (MS 638) Halife Hz. Ömer’in, Patrik Sofranius ile imzaladığı Ömer Emannamesi olarak bilinen belgeye bağlı olarak şehirde kan dökülmeden bir idare devir teslimi yaşandı. Bu anlaşmanın ana amacı Mescid-i Aksa sınırları içinde bulunan az sayıdaki eserin zarar görmemesiydi.
