Çile Yolu Rotası
Kiliseler ve Çile Yolu (Via Dolorosa)
Hıristiyan inancına göre en yakın dostlarından birinin ihanetine uğrayan Hz.İsa’yı, yahudilerin baskısına dayanamayan dönemin putperest Roma valisi Zeytin Dağının eteklerinde yakalamış ve onu sırtına bağladığı çarmıhla Eski Şehrin sokaklarında aşağılatmak için yürütmüştü. Yüzyıllardır ona inananlar, Hz.İsa’nın acılar içinde yürüdüğü bu yolda yürümeye devam ettiler ve bu sıradan sokaklar yıllar içinde kutsal bir rotaya dönüştü. Yol boyunca birçok kilise, manastır ve şapeller Hristiyanlığın geçmişine ait hatıralar olarak şahitliklerine devam ediyor.
Gezi Rotamız
Rotamız, Eski Şehrin doğusundaki Bab al-Asbat'tan (Aslanlar Kapısı) başlayarak, Aziz Anne Kilisesi'nden (al-Salahiyya Okulu) Dolorosa yakınlarındaki Ermeni Manastırı'nda sona eriyor. Rotamız, kiliseleri ve Kutsal Kabir'i içeriyor. Bu rota diğer gezilere göre daha kolaydır, sabah veya öğleden sonra 3-4 saat içinde tamamlanabilir. Bu rota, Hristiyan kutsal kitaplarında anlatılan, Hz.İsa nın yaşadığı olaylar ve mucizelerin vuku bulduğu mekanları içerir ve birkaç Hristiyan mezhebinin kültürünü yansıtır. Ziyaretçilerin, kiliselerin açılış- kapanış saatlerine uymaları, kiliselerin içinde sessiz ve saygılı olmaları ve kiliselerde uygun kıyafet tercih etmeleri gerekmektedir.
Rotamızdaki duraklar
1- Aziz Anne Kilisesi (al-Salahiyya Okulu)
2- Via Dolorosa istasyonları 1-9 numaralı istasyonlar
3- Kutsal Kabir ve içindeki 10-14 numaralı istasyonlar
4- St. Alexander Rus Kilisesi
5- Vaftizci Yahya Kilisesi
6- St. Mark Kilisesi
7- Nea Kilisesi
8- Aziz Jacob Ermeni Katedrali
Kudüs şehri, Hz.İsa’nın hayatı ve ona atfedilen mucizeleriyle dolu olmanın yanında, çok sayıda tarihi ve ünlü kiliseye sahiptir. Kiliseler ve manastırlar sadece Eski Şehir'de değil, çevredeki alanlarda, özellikle Zeytin Dağı civarında yoğun şekilde yer alır. Bizans dönemi, Hristiyanlığın 4. yüzyılın ortalarında Bizans devletinin resmi dini olarak kabul edilmesinden sonra, bir dizi kilise, manastır ve kamu binasının inşasıyla temsil edilen aktif bir mimari harekete tanık oldu ve Arap-İslam döneminin başlangıcı olan 638 yılındaki fethe kadar devam etti. Ancak bu döneme ait Kutsal Kabir Kilisesi dışındaki kiliselerin çok azı sağlamdır ve Bizans döneminden az sayıda eser ayakta kalmıştır. Kudüs’teki Bizans eserleri, Bizans-Sasani savaşlarında ya ağır hasar aldılar ya da tamamen yıkıldılar. Pers İmparatorluğu; kiliseleri, manastırları ve binaları 614'teki işgal sonrası yıktı veya kullanılamayacak derecede hasar verdi. Şehir Perslerden geri alındıktan ve Kutsal Haç 629'da Kudüs'e döndükten sonra, Modestus adlı bir keşiş bu kiliseleri ve binaları yeniden inşa etme görevini üstlendi, ancak bu eserlerin birçoğu kaynak yetersizliğinden yeniden inşa edilemedi. 638'de (Hicri 15) gerçekleşen fetih sonrası Müslümanlar ve Ehl-i Kitab arasındaki ilişkiler, “Ömer Emannamesi” ile düzenlendi ve eski kiliselerin yenilenmesine Müslüman yönetim tarafından izin verildi, ancak yeni kiliselerin inşası için ise ciddi düzenlemeler yapıldı. Ayrıca, Kudüs’ün haçlılar tarafından işgal edildiği 1099 – 1187 yılları arasında şehirde çok sayıda kilise inşa edildi.
Kudüs ve Filistin'de kiliselerin ve manastırların inşaatının zaman çizelgesi üç aşamada olmuştur:
-Bizans kuruluş dönemi,
-Eski kiliselerin alanlarının ve kalıntılarının yenilendiği ve yeni kiliselerin inşa edildiği Haçlılar dönemi
-Modern eserlerin yapıldığı 1840 sonrası dönem
